Telefon: 0312 424 2200 Dahili:1150-1151-1152-1153 | E-Posta: bede@bede.org.tr

ÇANAKKALE ZAFERİ’NİN 106. YILDÖNÜMÜNDE ŞEHİT VE GAZİLERİMİZİ SAYGIYLA ANIYORUZ

ÇANAKKALE ZAFERİ’NİN 106. YILDÖNÜMÜNDE ŞEHİT VE GAZİLERİMİZİ SAYGIYLA ANIYORUZ

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci Çanakkale Zaferi’nin 106. yıldönümü ve Şehitleri Anma Günü dolayısıyla bir basın açıklaması yayınladı. Bir asır önce yurdumuzun düşmanlar tarafından saldırıya uğradığı gibi bugün de ülkemizin içeriden ve dışarıdan kuşatılmak istendiğini belirterek “Çanakkale Zaferi’ndeki milli birlik ve inancımızı koruyarak ülkemizin içinde bulunduğu bu zor günleri de aşacağız.” dedi. Kahveci açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Çanakkale hak ile batılın, maddiyat ile maneviyatın belki de gelmiş geçmiş en çetin hesaplaşmasının sahnelendiği er meydanıdır. 
Bu er meydanından, şahsi geleceğini değil milletinin ortak geleceğini düşünenler, zoru gördüğünde dönmek yerine ölmeyi göze alanlar, şairin dizelerinde dile getirdiği gibi “İleri atılıp sellercesine, alnından vurulup tam ercesine, bir gül bahçesine girercesine bu kara toprağa girenler” alınlarının akıyla çıkmış ve tarihin en nadide sayfalarındaki yerini almıştır. Çanakkale Savaşı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün askeri dehasının da ortaya çıktığı önemli bir dönüm noktasıdır. Bu bakımdan Çanakkale, Türk milletinin kaderinin değiştiği bir zafer olmuştur. 
Anadolu, Türk milletinin binlerce yıllık geçmişinde kahraman neferlerinin canlarını ortaya koyarak yurt edindiği en son ve kadim topraklardır. İşte o kahramanlar ki, gençliğinin baharında, pek çoğu daha oyun çağlarında şehadet şerbetini içip, kanları ve canlarıyla, kıpkırmızı bir gelincik tarlası gibi süsleyip bezedikleri bu toprakları bizlere vatan olarak emanet bıraktılar.  
O kahramanlar ki, Seddülbahir’de, Conkbayırı’nda çalılar çizdi gül tenlerini, Namazgâh’da, Kocaçimen’de taşlar yardı ayaklarını, Anafartalar’da vuruldular da kahpe bir top mermisiyle savruldular, nice zaman sonra gömüldüler…  Ne üstlerini örtecek bir yorgan buldular ne başlarını koyacak bir yumuşak yastıkları vardı ne de yaralarını sarmaya, kanlarını silmeye, acılarını dindirmeye gelecek birileri… Dememiz odur ki, bu topraklar öyle kolay vatan olmadı bizlere… Solan hayatlar, yıkılan hayaller, çekilen çilelerdir bizlere emanet kalan aslında… Bu bakımdan bu vatan, dünyanın belki de en pahalı, uğruna en çok bedel ödenen, en çok savaşılan kara parçasıdır.  Bu bakımdan bu vatan, gelinlik kızlarımızın, gençlerimizin hayallerinin, umutlarımızın beşiği, çocuklarımızın, geleceğimizin teminatı, hepimizin bu dünyadaki en değerli, en vazgeçilmez somut varlığıdır.  
İçinde bulunduğumuz zaman diliminde de yine şer odakları ülkemizi içten ve dıştan kuşatarak bu coğrafyadaki varlığımıza son vermek, milletimizi esaret altına alarak hak ile batılın binlerce yıllık mücadelesinde masum, mazlum ve mağdur toplumlara son darbeyi indirmek, batılı hâkim kılmak amacı içindedir. Bu güçlerle mücadelemizin temel noktasını milli birliğimizi ve inancımızı korumak oluşturmaktadır. Geçmişimizden aldığımız dersleri bugünlere taşıyıp hayatlarımıza uygulayarak bu zor günleri de aşacağımızdan şüphemiz yoktur.   
Ülkemizi bölmeyi, milletimizi korku ve baskı ile sindirerek üzerinde operasyon yapmayı amaçlayan şer odakları bilsinler ki; evlat acısını bağrına taş basarak dindiren analar, gözyaşını yüreğine gömen babalar, kuş uçmaz kervan geçmez dağlarda Türk Bayrağı dalgalansın diye canlarını veren yiğitler, cebindeki son kuruşunu askere gitmek için yol parası yapan kahramanlar oldukça, bu emellerine asla ulaşamayacaklardır. 
Bu duygu ve düşünceler içerisinde Türk milletinin Çanakkale Zaferi’ni ve Şehitler Haftası’nı kutluyoruz. Başta biricik varlığımız Devletimizi, demokrasimizi ve cumhuriyetimizi bizlere hediye eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere vatanımız, milletimiz ve bağımsızlığımız için canlarını vermekten çekinmeyen gelmiş geçmiş bütün gazi ve şehitlerimize minnetlerimizi ifade ediyor, emanetlerine sahip çıkacağımıza söz veriyoruz.”