Telefon: 0312 424 2200 Dahili:1150-1151-1152-1153 | E-Posta: bede@bede.org.tr

BAZI MEMURLARIN PRİME ESAS KAZANÇLARI ASGARİ ÜCRETİN ALTINDA KALDI

BAZI MEMURLARIN PRİME ESAS KAZANÇLARI ASGARİ ÜCRETİN ALTINDA KALDI

Türkiye Kamu Sen her platformda devlet memurlarına yapılan maaş artışlarının ağırlıklı olarak taban aylığa verilerek, seyyanen yapılmasını istemiş ve ek ödemenin eşit işe eşit ücret ilkesinin hayat bulması için verilen bir tazminat olduğunu, bu ödemenin maaşın ana unsuru haline getirilmesinin doğru olmadığını ifade etmiştir.
2 Kasım 2011 tarihli ve 28103 sayılı mükerrer 666 sayılı KHK ile “Ek ödemeye hak kazanılmasında ve bu ödemenin yapılmasında aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. Bu maddeye göre yapılacak ek ödeme damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz” ibaresi eklenmiştir. Hal böyle olunca bugün memur maaşının en önemli kalemlerinden birisi haline gelmiş olan “Ek ödeme” prime esas kazanç dışında tutulmuş, bu ödemeden prim kesintisi yapılmadığı için emekli maaşı ve emekli ikramiyesinin hesaplanmasına da dahil edilmemiştir. Bu nedenle de kamu görevlilerinin emekli maaşları ile çalışırken aldıkları maaş arasında uçurum oluşmuş, kamu çalışanları gelirlerinin düşmesi nedeniyle emekli olmaktan kaçınır olmuşlardır. 
Buna göre halihazırda “prime esas kazançlar”;
1- Aylık Tutar
2- Taban Aylık
3- Ek Gösterge Aylığı 
4-Kıdem Aylık
5-Özel Hizmet Tazminatı kalemlerinden oluşmaktadır.
Geçmiş yıllarda kamuya maliyeti düşük olan ve emekli aylıklarını etkilemeyen ek ödemenin artırılması   yoluyla memur maaşları yükseltildiği için memurların prime esas kazanç miktarları da düşük kalmıştır. 
Son yıllarda kamu görevlileri adına gerçekleştirilen toplu sözleşme görüşmelerinin etkisiz kalması, yetkili konfederasyonun maaş artışlarında ekonomik gelişmeleri görmezden gelen yaklaşımları nedeniyle memur maaşlarındaki artış son derece sınırlı kalmış, son 10 yılın 5’inde memur maaşları enflasyondan daha az artış göstermiştir. 
2011 yılında çıkan 666 sayılı KHK ile ek ödemenin prime esas kazanç tutarının dışında bırakılması ve asgari ücretin 2021 yılında 3 bin 577,50 TL ulaşmasıyla Hizmetli, Şoför, Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni, Din Hizmetleri Uzmanı (Henüz Torba Kadro almamış) gibi unvandaki kamu çalışanlarının prime esas kazanç tutarları asgari ücretin altında kalmıştır. 
2021 yılında asgari ücret %21,56 oranında artarken memur maaşlarına %7,33 zam yapılması, yetkili sendikanın %3 gibi ekonomik gerçeklerle bağdaşmayan zam oranlarına imza atmasının devam etmesi halinde tüm memur maaşlarının asgari ücretin altında kalması kaçınılmaz bir gerçektir.
2021 yılı için asgari ücretle çalışan bir işçinin sosyal güvenlik primine esas kazanç tutarı 3 bin 577,5 TL’ye yükselirken; 5. derecenin 1. Kademesindeki bir şoförün prime esas kazanç tutarı 3 bin 528,29 TL, 7. derecenin 3. Kademesindeki V.H.K.İ.’nin prime esas kazanç tutarı 3 bin 522,49 TL olmuştur. 
Hal böyle olunca memurlarımızın bir kısmının ödeyeceği sosyal güvenlik primleri asgari prim miktarının altında kalmıştır. Hukuken tam zamanlı çalışanlar bakımından asgari ücretin altında prim ödenemediği için asgari prim miktarı ile söz konusu kamu görevlisinin ödeyeceği prim miktarı arasındaki farkın kamu bütçesinden kapatılması gerekmiştir.  Bunun üzerine SGK tarafından yapılan bir duyuru ile Emekli Keseneği ve Genel Sağlık Sigortası Pirimi Devlet payı kalemlerinde yükseltilme yapılmak suretiyle prime esas kazanç miktarının asgari ücretin altında kalması geçici olarak engellenmiştir. 
Başka bir ifadeyle bir tarafta kamu görevlilerine ödenmekte olan tüm kalemlerin prime esas kazanca dahil edilmemesi nedeniyle memurların emekli maaşı ve emekli ikramiyesi düşük olmakta ve memurların çalışırken elde ettikleri gelirle emekli maaşlarında uçurum oluşmakta diğer tarafta ise devlet, bütçesinden memurların asgari ücretin altında kalan primlerini karşılayarak ek bir maliyete katlanmaktadır. Bu durumda hem memurlarımız hem de kamu tarafı mağduriyet yaşamaktadır.  
Bu mağduriyetlerin giderilmesi için kamu görevlilerine yapılan bütün ek ödemelerin emekli maaşı ve emekli ikramiyesi hesaplamasına dahil edilmesi, yani prime esas kazanç kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.  
Bu yolla hem memurlarımız çalışırken elde ettikleri gelirle orantılı bir emekli maaşına kavuşacak, emekli maaşları artacak hem de kamu daha fazla prim geliri elde edecektir.